YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25146
KARAR NO : 2016/16749
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
Tebliğname No : …
Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla borcunu ödememek suçundan sanıklar …, … ve …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2013 tarihli ve … Esas, … sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 04/07/2014 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 gün ve … sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- … Ticaret Sicili Müdürlüğünün 05/04/2013 tarihli cevabi yazısına göre, sanıklardan sadece …’nın şirket müdürü olarak şirketi temsile yetkili kişi olduğu anlaşıldığı halde, şirket ortakları olan .. ve … hakkında da mahkumiyet hükmü kurulmasında,
2- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde yer alan müeyyidenin altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu nazara alınmadan, sanıkların 3 aya kadar tazyik hapsi ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesinde,
3- Yargıtay … Hukuk Dairesinin 22/04/2013 tarihli ve … Esas, … sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK’nın 333/a maddesinde yazılı suçun oluşumu için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu ticaret şirketinin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisi sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememesi ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerektiği, hal böyle olunca, sanıkların yetkilisi olduğu borçlu ticaret şirketinin ticari defterlerine ulaşılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yönünde şirket defter ve kayıtları ile banka hesaplan üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden … İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2013 tarihli ve … Esas, … sayılı kararının CMK’nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.