Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/25232 E. 2018/6448 K. 29.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25232
KARAR NO : 2018/6448
KARAR TARİHİ : 29.05.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi vekilince; borçlu şirketin şubelerinin adresine haciz için gidildiğini haciz için gidildiğinde borçlu şirketin şubelerini takipten kısa bir süre önce devir ettiklerini tespit ettiklerini ayrıca borçlu şirkete ait araçlarının da 3. Kişilere devir edildiğini borçlu şirket hakkında bir den fazla takip yaptıklarını ancak hiçbir dosyada alacaklarını alamadıklarını sanıkların borçlu şirket temsilcisi olduğunu ve şirket temsilcisi olan sanıkların takipten kısa bir süre önce borçlu şirkete şubelerini devir ettiğini ayrıca araçlarını da devir ettiğini bu eylemlerin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla yapıldığının iddia edilmesi karşısında; devredilen ve devralan şirketler arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunup bulunmadığının ve ticari işletmenin borcunun alacaklıları zarara uğratmak maksadıyla ödememe durumunun olup olmadığının tespiti açısından, tüm adı geçen şirketlere ait defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, yaptıkları satışlar ve verdikleri hizmetler araştırılarak ayrıca aynı suçtan dolayı aynı sanıklar hakkında müştekisi aynı olan Kayseri 2. İcra Mahkemesinin 2013/879 Esas sayılı dosyasından da şikayette bulunulduğunun anlaşılması nedeniyle, suçun tek suç olup olmadığı veya sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği hususlarının tartışılıp değerlendirilmesi için dosyaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.