YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2576
KARAR NO : 2015/5253
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/39642
Beyandan sonra mal ve kazançta artışı bildirmemek suçundan sanık İ.. Ç..’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 339/1-2. cümle gereğince 1 aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 28/06/2013 tarihli ve 2013/149 esas, 2013/238 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 23/01/2015 gün ve 6007 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2015 gün ve KYB.2015-39642 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın iddia olunan mal varlığında meydana gelen artışı elden çıkarma eyleminin sübutuna ilişkin mahkemece bir araştırma ve tespit yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 2004 sayılı icra ve iflas Kanunu’nun 339/1. maddesine göre, “Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır”, hükmüne göre, mal veya kazancını asıl veya bedeli itibariyle makbul bir sebep olmaksızın sanık tarafından elden çıkartıldığı tespit edilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde 1 aya kadar disiplin hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamında yapılan incelemede, sanığın 2004 sayılı Kanun’un 339. maddesinde düzenlenen eyleminin şikayete bağlı olduğu, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’un 347. maddesinde yer alan “ Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer ” hükmü uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde şikayetçi olunmasının gerektiği, şikayetçi vekilinin 24/04/2013 hakim havale tarihli şikayet dilekçesinde kabahatlinin eylemini 14/01/2013 tarihinde öğrendiğini belirttiği cihetle, şikayetçi vekilinin fiili öğrendiğini beyan ettiği tarih ile şikayet tarihi arasında üç aylık sürenin geçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.