YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28149
KARAR NO : 2016/17658
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, 22.12.2009 gün ve 2008/630 Esas, 2009/2557 Karar sayılı hüküm fıkrasında, yasa yoluna başvuru şekli ve merciinin gösterilmemesi ve sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması nedeniyle asıl karara yönelik temyizin süresinde olduğu ve 6217 sayılı Kanun ile Değişik Harçlar Kanunu’nun “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağı”na ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği cihetle; mahkemece temyiz masraflarının yatırılmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin 17.10.2011 günlü ek kararı yok hükmünde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşma davetiyesinin ya da mahkeme kararının terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu’nu 35. maddesine göre yapılan tebligat geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, borçlu şirket yetkilisi olan sanıklara Tebligat Kanunu’nda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, tespit edilecek adresine yeniden usulüne uygun duruşma davetiyesinin tebliğini müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde sicile kayıtlı bulunduğu adresinde zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorulup, en son verilen beyanname örnekleri getirtilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen diğer sanık …’e teşmiline, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.