Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/2870 E. 2015/5916 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2870
KARAR NO : 2015/5916
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/189026
MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2011
NUMARASI : 2009/211 (E) ve 2011/37 (K)
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Sanık hakkında defter ve belge ibraz etmemek suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin olarak; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmemek suçunda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, adli sicil kaydındaki 3167 sayılı Kanun’un 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyete ilişkin sabıka ilamlarının 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanunun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüşmesi karşısında cezası ertelenen sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Temel cezanın tayininde 213 sayılı ”Vergi Usul Kanunu” yerine, Türk Ceza Kanunu’nun yazılması,
3- 15.12.2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.