YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30450
KARAR NO : 2016/21789
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 44. maddesinin 1. fıkrasında, ”Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır” ve aynı Kanun’un 337/a maddesinin 1. fıkrasında, ” 44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükümleri yer almaktadır.
….Vergi Dairesi Müdürlüğünün 16.04.2014 tarih 11196 sayılı yazısı ile borçlu şirketin 31/11/2010 tarihi itibariyle ticareti terk işleminin yapıldığının belirtilmesi, buna göre de suç tarihinin sanığın ticareti terk ettiği tarihi takip eden 15 inci günün mesai saati sonu olan 15/12/2010 olmasına rağmen, şikayetçi vekilinin aynı Kanun’un 347. maddesinde düzenlenen suç tarihinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra 05.11.2012 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 24/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.