YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30898
KARAR NO : 2017/2524
KARAR TARİHİ : 22.03.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Sanık …’ın şirketteki hissesinin 45.000 TL.lik payının 40.000 TL.lik payını …’a devrettiği ve bu hususun 28/01/2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği ve sanıklar … kalan 5.000 TL’lik hisse payını ve … da 40.000 TL’lik hisse payını 15/08/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile …’e ve …’e devrederek şirket ortaklığından ayrıldıkları ve bu nedenle borçlu şirketin yetkili temsilcilerinden olmadıkları, borç doğuran senetlerin ise 19/06/2009 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Dava ve cezanın İİK’nın 354. maddesinde yazılı bulunan sebeplerden düşeceğinin kararda gösterilmemesi,
2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.