Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/3153 E. 2015/4833 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3153
KARAR NO : 2015/4833
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/191495
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2011
NUMARASI : 2010/578 (E) ve 2011/39 (K)
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık yönünden yapılan incelemede;
1- Danış Halkla İlişkiler Pazarlama Ltd. Şti. yetkilisi sanığın 2006 takvim yılında sahte fatura kullandığının kabul edildiği olayda; vergi dairesinden düzenleyenler nezdinde karşıt inceleme yapıldığı anlaşılmakla; haklarında dava açılıp açılmadığı açılmış ise sonuçlarının ve dava dosyalarının ilgili bölümlerinin eklenmesi; ayrıca sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu faturaların aslı veya onaylı suretleri getirtilip temin edilebilenlerin incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Gerekçeli karar başlığında suça konu faturaların 2006 yılına ilişkin kurumlar vergisi bildiriminde kullanılması karşısında suç tarihinin takip eden yılın nisan ayının 26. günü olduğu gözetilmeden suç tarihinin 26.04.2007 yerine 01.05.2007 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.