YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32951
KARAR NO : 2018/12353
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin 2918 sayılı Kanun’un 69/2. maddesi kapsamında kaldığı ve eylem için 3 ay hafif hapis cezası öngürüldüğü anlaşılmakla;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Soruşturma zamanaşımı” kenar başlıklı 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan; “(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla İdarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır. Ancak, 89. maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.” şeklindeki düzenlemeler ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7/1. maddesi uyarınca Kanun maddesinde “hafif hapis” öngörülen yaptırımların idari para cezasına dönüştürülmesi nedeniyle somut olayda, idarî para cezasını gerektiren fiilin 2013 yılında işlendiği, bu nedenle söz konusu bu tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idarî para cezasının tebliğ edilmediği nazara alındığında, 5326 sayılı Kanun’un 24/1. maddesi gereğince kabahat nev’inde olan eylem için kabahat tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeyerek eylemin suç niteliğinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, kabahatin niteliği ve idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.