YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33116
KARAR NO : 2018/11180
KARAR TARİHİ : 31.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I- Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre vekalet ücretine hasren yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine CMK’nun 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm kısmına vekalet ücretine ilişkin olmak üzere “…Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 2.200 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine…” ibaresinin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık … hakkında benzer mahiyette başkaca davaların bulunduğu görülmüş ise de, suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşmesi nedeniyle ve mevcut dava ile diğer davalar birbirinden uzak ayrı şehirlerde olduğundan, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklara ait stantlarda yapılan denetimde ele geçirilen suça konu 1008 adet kitabın 26.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, 6 adedinin bandrolsüz olduğu, 1002 adet kitabın ise orijinal bandrollü olduğu ancak bandrollerin bu eserler için verilip verilmediğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nden sorulmasının yerinde olacağının belirtilmesi üzerine bu husus Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan sorulduğunda, suça konu kitapların üzerinde sahte bandrol bulunduğu ancak genel müdürlük personelinin böyle bir inceleme yapmak için gerekli formasyona sahip olmaması nedeniyle yapılan incelemenin sağlıklı olmayacağı hususu belirtilmesine karşın, uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak suça konu kitapların üzerinde bulunan bandrollerinin sahte, orjinal ya da usulüne uygun biçimde temin edilerek başka bir eser üzerine tatbik edilmiş olup olmadığı ile bandrolsüz kitap bulunup bulunmadığı hususları tespit edilerek söz konusu çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 11.02.2013 tarihli yazısı hükme esas alınarak eksik kovuşturma ile 5846 sayılı Kanun’un 81/9. maddesi uyarınca hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.