Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/33843 E. 2017/2137 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33843
KARAR NO : 2017/2137
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I.Sanık …’ ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, aynı zamanda mernis adresi olan mahalde ve birlikte aynı konutta ikamet eden babasının imzasına tebliğ edildiği, sanığın yargılama aşamasında İstanbul’da okuduğuna dair bir beyanda bulunmadığı gibi yine eski hale getirme talepli dilekçesi ekinde de bu yönde bir belge ibraz etmediği anlaşıldığından,
Sanığın, 12.11.2013 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 27.11.2013 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle koşulları bulunmayan eski hale getirme talebi ile temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık …’in temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık savunmaları, tanık anlatımları ve aramada ele geçen kuponlar uyarınca sanıkların internet kafede yasa dışı bahis oynattıkları sabit ise de, aşamalarda alınan bilirkişi raporlarında kuponlarda yazılı olan … isimli bayi adına bahis oynayan web sitelerine rastlanmadığının ve oyunların hangi siteden oynandığının tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 7258 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinde belirtilen yurt dışında oynatılan bahis oyunlarının Türkiye’de oynatılmasına imkan sağlama suçunu oluşturmayacağı, bahis sitelerinin yurt dışı kaynaklı olduğunun tespit edilememesi nedeni ile eylemin anılan Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1.Suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeni ile davaya katılma hakkı bulunmayan …’nün davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın sanık …’a sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.