Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/34560 E. 2016/18409 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34560
KARAR NO : 2016/18409
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında… Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2009 tarih ve 2008/1122 esas, 2009/826 sayılı kararı ile verilip Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2011/13069 Esasında kayıtlı olarak düzeltilerek onama kararı verilerek kesinleşen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosya getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- Davaya katılmasına karar verilen … Meslek Birliği’nin dosyaya ibraz ettiği hak sahipliğine ilişkin yetki belgesinin suç tarihinden sonra düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, anılan meslek birliğinin suç tarihi itibariyle dava konusu “Beyaz Melek” isimli eser üzerinde hak sahibi olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmediği gözetilmeden davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3- Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunmakta olup, bozmadan önce bu nedenle TCK’nın 58. maddesi uygulandığı halde, bozmadan sonraki hükümde 58. maddeye yer verilmemesi,
4- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (3) no’lu bozma sebebi yönünden CMUK 326/son maddesi geregince kazanılmış hakkın korunmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.