YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34606
KARAR NO : 2017/8891
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809
HÜKÜM O Yer Cumhuriyet Savcısı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Açılan kamu davasının niteliğine göre, 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle açılan davaya katılma ve dolayısıyla temyiz etme hakkı bulunmayan …’nın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
O Yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın “yabancı menşeili kaçak ve elektronik kimlik bilgileri kopyalanmış veya değiştirilmiş cep telefonlarını bulundurmak”tan ibaret eyleminin, 5607 sayılı Kanun’a aykırılık ve 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarını ayrı ayrı oluşturduğu, dosyada mevcut iddianamedeki olay anlatımının ve soruşturma dosyası kapsamının, yapılan arama sırasında bulunan cep telefonlarının elektronik kimlik bilgilerinin kopyalandığına ilişkin olduğu, sevk maddesinin de sadece 5809 sayılı Kanun’un 63/9. maddesi olduğu, sanığa bu kanunun maddesine göre ön ödeme ihtarı yapılmasına rağmen sanığın ödemede bulunmadığı, ortada 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan açılmış tek bir kamu davası bulunduğu, sanığın klonlanmış cep telefonlarını bulundurma eyleminin cezalandırılmasının istendiği ve yargılamanın bu doğrultuda yürütüldüğü anlaşılmakla,
5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu’na aykırılık suçundan dolayı, sanık hakkında zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün olduğundan, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.