Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/34919 E. 2016/17702 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34919
KARAR NO : 2016/17702
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
14.10/2011 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen ve orman bilirkişi raporlarında suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu belirtilmişse de, aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/12/2013 tarihli ek raporda suça konu yerin 1986 yılında kesinleşen 2/B çalışmaları neticesinde hazine adına orman dışına çıkarılmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla,suça konu taşınmazın 2/B kapsamında olup olmadığının kesin olarak tespiti açısından harita ve orman tekniğinden anlayan konusunda uzman önceki bilirkişilerden farklı orman ve harita mühendisleriyle imzacı tanıklardan en az birinin hazır bulundurulması suretiyle yapılacak keşifte dava konusu yerin suç tarihinde 2/B kapsamında olup olmadığı hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suça konu taşınmaz üzerinde bulunan 361 metrekarelik seranın müsaderesi hususunda olumlu ya da olumsuz yönde bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.