YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/35386
KARAR NO : 2016/17230
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının temyizen incelemesinde,
Suça konu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında verilen 02/11/2010 tarihli ilk hükmün aleyhe temyiz bulunmaksızın sanık lehine bozulmuş olduğu ve verilen cezanın CMK’nın 326/son maddesi uyarınca miktar itibariyle kazanılmış hak oluşturduğu anlaşıldığından, bozma üzerine verilen bu kararda 6831 sayılı Kanun’un 93/2. maddesinin uygulanmaması sonuca etkili görülmemiş olup, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suça konu taşınmaz üzerinde bulunan barınakların müsaderesi hakkında mahkemesince her zaman karar verilebileceği mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun ‘da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına gelince;
06/03/2014 tarihli hükmün tefhimi ile dosyadan el çeken Mahkeme’nin 11/03/2014 tarihli ek kararının hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden önce 01/01/2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.