YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/35417
KARAR NO : 2016/17232
KARAR TARİHİ : 03.05.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça konu yerin etrafının sonradan taş duvar ve kafes tel ile çevrilip içine meyve fidanları dikildiği anlaşılmakla, eylem nedeniyle ilgilisi hakkında zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüş,
İkinci keşif giderinin yargılama giderine dahil edilmemesi hususunun bozmadan sonra göz önünde bulundurulabileceği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu ağaçların yakacak nitelikte olup motorlu testere ile kesildiklerinin gözetilmemesi,
2- Suç tarihi olan 12/01/2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91. maddesinin, 5728 sayılı Kanun’un 198. maddesi ile değiştirilmesi karşısında, Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde, değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleriyle ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Suça konu emvaller ile alet ve edevatların satılmış olmaları karşısında bunların bedelleri ile ilgili hüküm tesisi yerine infazı kabil olamayacak şekilde müsaderelerine dair karar verilmesi,
4- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının TCK ‘nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi hususunda olumlu ya da olumsuz yönde bir karar verilmemesi,
5- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E, 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.