YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/35910
KARAR NO : 2017/2001
KARAR TARİHİ : 08.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçun önem ve değeri ile kesilen ağaç sayısının fazla olması nedeniyle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında ceza tayin edilirken, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken; suç tarihinden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK’nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
2)5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereği fiili işlediği tarihte 18 yaşını ikmal etmemiş olan ve engel adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuğa tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
3)Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesi gereği hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4)Sanıkların duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması taleplerinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve suça sürüklenen çocuğun ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.