Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/3799 E. 2016/18649 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3799
KARAR NO : 2016/18649
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanık ….. hakkında verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II- Sanık …. hakkında verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
1- Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.2012 tarih ve 2011/505,509,513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506,510,511 ve 621 Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere, İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesi mümkün olduğu cihetle, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu şirketin ticareti terk edip etmediği yönünde kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Anayasa’nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddelerinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, borçlu şirket yetkilisi olan sanığa Tebligat Kanunu’nda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla yapılan değişiklikler dikkate alınmak suretiyle, MERNİS adresine usulüne uygun duruşma davetiyesinin tebliğini müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde terk ettiği ileri sürülen adresine yapılan tebligat ile yetinilmek suretiyle sanığın yokluğunda yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.