Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/4100 E. 2015/5035 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4100
KARAR NO : 2015/5035
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

Tebliğname No : IC – 2013/138404
MAHKEMESİ : Lapseki İcra Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/02/2013
NUMARASI : 2013/2 (E) ve 2013/20 (K)
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I) Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan incelemede,
Şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinde, 20/02/2013 tarihli duruşmaya ilişkin davetiyedeki adresin ev adresi olduğunu, tebligatı alan M. Y. isimli kişiyle birlikte oturmadığını ve bu kişiyi tanımadığını, büro adresinin “İ. Meydanı Ö.İşhanı Kat:1 Çanakkale” olduğunu bildirdiği, bu sebeple yapılan tebligatın usulsüz olmasına rağmen yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda dava dosyasının düşmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda davanın İİK’nın 349/6 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilerek hükmün karıştırılması,
II) Tazminata ilişkin hükme yönelik yapılan incelemede,
İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca, tazminat hakkındaki davada genel hükümlerin uygulanmasının gerekmesi karşısında, şikayetçinin gelmemesi haline yönelik olarak HMK’na uygun şekilde işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.