Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/4384 E. 2015/4818 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4384
KARAR NO : 2015/4818
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/23288
MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2011
NUMARASI : 2010/218 (E) ve 2011/455 (K)
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, bilirkişi raporunda Bs ve Ba formlarının VEDOP sisteminden yapılan sorgulamaya göre mal ve hizmet satımı yapılan mükelleflerin belirlendiği, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; faturaların asılları veya onaylı suretleri getirtilerek Kanunda öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, faturaları kullananlar belirlenip, sanığın sahte fatura düzenlediği konusunda kanaat verecek kadarının tanık sıfatıyla dinlenerek, faturaların sanıktan alınıp alınmadığı hususunda ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın 2007 takvim yılı içerisinde farklı tarihlerde birden çok sahte fatura düzenlediği ve bu nedenle hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesinin gözetilmesi, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.