Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/4389 E. 2015/4830 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4389
KARAR NO : 2015/4830
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2012/276547
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/07/2012
NUMARASI : 2012/3 (E) ve 2012/859 (K)
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın 2009-2010 takvim yılları içerisinde farklı tarihlerde birden çok sahte fatura düzenlediği ve bu nedenle hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, vergi tekniği raporunda sanıktan mal ve hizmet alan mükelleflerin Ba formlarının VEDOP sisteminden yapılan sorgulamaya göre belirlendiği, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; faturaların asılları veya onaylı suretleri getirtilerek Kanunda öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, faturaları kullananlar belirlenip sanıktan alınıp alınmadığı hususunda ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.