Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/4478 E. 2016/16251 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4478
KARAR NO : 2016/16251
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2009 tarih ve …. Esas sayılı iddianamesi ile yönetim kurulu üyesi oldukları … her yıl yapılması gereken olağan genel kurul toplantısını 2007 yılı için yapmadıklarından bahisle kamu dava açılmış olmasına ve anılan yıla ait toplantının 27.05.2008 tarihinde yapılmış bulunmasına göre sanıkların unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Açılan davanın kapsamına göre 01/07/2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2007 olarak yazılması,
2- Sanıklar hakkında verilen hapis cezasının adli para cezası yaptırımına çevrilmediği nazara alınıp; olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kanun’un suç tarihi ile 5728 sayılı Kanun ile değişik Ek 2/2. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hükümler tesisi,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu, sanık …. adli sicil kaydına konu mahkumiyet kararlarının 3167 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca verilen ilamlara ilişkin olduğu, 20/12/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılarak çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarıldığı cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin objektif koşulların varlığı halinde, CMK’nın 231/7. maddesi uyarınca diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık …. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık…. ile sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.