Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/5012 E. 2015/4448 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5012
KARAR NO : 2015/4448
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 7 – 2012/83734
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2011
NUMARASI : 2010/209 (E) ve 2011/238 (K)
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkta ele geçirilen kopya ve bandrolsüz eserler arasında katılanların hak sahibi oldukları eserler de bulunduğundan, TCK’nın 43/2. maddesi yollamasıyla aynı maddenin 1. fıkrası gereğince cezasının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar M.. M.., M.. M.. ve MÜYORBİR yararına, 1412 sayılı CMUK’nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca 1650 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163, 13/11/2007 gün 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve elektrik hırsızlığına ilişkin ilamın ise 6352 sayılı Kanun ile karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğü ve söz konusu borcun ödenmesi halinde suç olmaktan çıkarıldığı, ödemeyi yapmış olması halinde sabıkasız olacağı da gözetilerek, bu konu araştırıldıktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.