Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/7722 E. 2016/17879 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7722
KARAR NO : 2016/17879
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

… Medya Yayın A.Ş.’ne ait… TV logolu televizyon kanalında 22/08/2014 tarihinde “…” isimli programda yayınlanan haber sebebiyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden ilgilisi … vekili tarafından yapılan cevap ve düzeltme metninin yayınlanması talebinin kabulüne dair… Sulh Ceza Mahkemesinin 28/08/2014 tarihli ve 2014/11 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2014 tarihli ve 2014/65 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 28/04/2015 gün ve 27772 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2015 gün ve KYB. 2015-163194 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 18/1. maddesinde yer alan, “Gerçek ve tüzel kişiler, kendileri hakkında şeref ve haysiyetlerini ihlâl edici veya gerçeğe aykırı yayın yapılması hâlinde, yayın tarihinden itibaren altmış gün içinde, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmamak ve suç unsuru içermemek kaydıyla, düzeltme ve cevap yazısını ilgili medya hizmet sağlayıcıya gönderir. Medya hizmet sağlayıcılar, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde, cevap ve düzeltmeye konu yayının yapıldığı saatte ve programda, izleyiciler tarafından kolaylıkla takip edilebilecek ve açıkça anlaşılabilecek biçimde düzeltme ve cevabı yayınlar.” şeklindeki ve aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirtilen süre içinde yayınlanmaması hâlinde bu sürenin bitiminden; birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayınlanması hâlinde düzeltme ve cevabın yayınlandığı tarihten itibaren on gün içinde ilgili kişi, mahkemeden cevap ve düzeltmenin birinci fıkra hükümlerine uygun olarak yayınlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme; başvuru sahibinin ikamet ettiği yerdeki sulh ceza mahkemesi, başvuru sahibinin yurt dışında ikamet etmesi hâlinde … Sulh Ceza Mahkemesidir.” biçimindeki düzenlemeler nazara alındığında, öncelikle ilgilisinin cevap ve düzeltme metnini yayınlanması için ilgili medya hizmet sağlayıcısına göndermesi, ancak yayınlanmadığı takdirde mahkemeye müracaat etmesi gerekirken, bu usulü işlem yerine getirilmeksizin doğrudan mahkemeden talepte bulunulması sebebiyle, başvurunun usulden reddi yerine, esasa girilerek karar verilmesinde,
2-Kanunda yeralan düzeltme ve cevap hakkının, kişilik haklarına saldırı ve gerçeğe aykırı yayın yapılmasına karşı düzenlenmiş bir hak olduğu, ancak bunun haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamayacağı, ilgilinin gerçeğe aykırılık iddiasının objektif ölçülere dayanılarak değerlendirilmesi gerektiği, tekzip talebine konu yayının … Çağan isimli şahıs ile yapılan röportaj içeriğinin aktarılmasından ibaret olduğu, yayım yapan medya kuruluşunun mülakat içeriğinin doğruluğunu araştırma gibi görevinin sözkonusu olamayacağı gibi haber içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gözetilmeksizin itirazın reddine dair karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 74. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-a maddesinde yer alan “Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.” hükmü ile 6545 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10/1. maddesinde yer alan “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.” şeklindeki düzenlemeler gereğince mercii kararının verildiği tarihte … Sulh Ceza Mahkemesinin kaldırılarak ve Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulduğu dikkate alındığında, mercii … Asliye Ceza Mahkemesince itiraz incelemesinin yapıldığı tarihte görevsiz olduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilerek dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususunun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın… Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.