Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/8402 E. 2016/14062 K. 29.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8402
KARAR NO : 2016/14062
KARAR TARİHİ : 29.03.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Suç tutanağından ve sanığın aşamalardaki savunmalarından,çobanlık yapan sanığın suça konu yeri tarla sanarak ve geçici olarak kullanmak üzere bu yere ağıl ve çadır kurduğu, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırlarındaki taşınmazın 2008 yılının bahar aylarında orman diri örtüsü kaldırılarak ekin ekilmek suretiyle açılmış olduğu, bu yer üzerinde bulunan çadır ve ağılın kaldırılmış olması sebebiyle kurulan çadır ve ağılın mahiyeti (geçici çevirme niteliğinde olup olmadığı) konusunda inceleme yapılamadığı, tutanak tarihinden sonra da kaldırılmış olması nedeniyle inceleme yapılması imkanının kalmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanığın imzasına havi suç tutanağında orman kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanında 88 m2 keçi ağılı ve 33.3 m2’lik çadır ve oturma kısmı bulunan yere sanığın yerleşmek amacıyla işgal ve faydalanmada bulunduğu ve sanığın suçunu tüm aşamalarda açıkca ikrar ettiği, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi raporları sanığın aynı suçtan mükerrer sabıkalarının bulunması ve tüm dosya içeriğinden sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan tecziyesine karar verildiği ve tebliğnamede onama talepli olduğu görülerek sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak etmeyerek mahkemenin kararının doğru olduğu düşüncesiyle onanması görüşüyle karara muhalefet etmiş bulunmaktayım.