YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9125
KARAR NO : 2018/12319
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın keşif esnasında suça konu yeri beş yıl önce oğluna devrettiğini belirtmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-) 5237 sayılı TCK’nun 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 10 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
2-)Suç tarihinden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK’nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması ve TCK’nun 50/1-a maddesindeki adli para cezalarının TCK’nun 45. maddesindeki yaptırımlar arasında yer almasına karşın, anılan maddedeki diğer tedbirlerin seçenek tedbir olarak öngörülmesi karşısında; yerel mahkemece hükmolunan adli para cezasının infaz aşamasında ödenmemesi halinde 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması gerektiği dikkate alınmadan, adli para cezaları için uygulama olanağı bulunmayan TCK’nun 50/6. maddesi uyarınca tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin bölümündeki “10 eşit taksitle” ibaresinin önüne, “birer ay ara ile” ibaresinin eklenmesi ve hükümde yer alan TCK’nun 50/6. maddesinin (maddi hata ile TCK’nun 51/6. maddesi şeklinde belirtilen) uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.