YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9308
KARAR NO : 2017/557
KARAR TARİHİ : 30.01.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan 6831 Sayılı Kanun’un 82. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tespit tutanağında, dava konusu yere gidildiği, izin verilen 14.812 m2lik sahanın ana yola ulaşımının sağlanması için 686 m2lik ormanlık alanda yol yapımı ile işgalde bulunulduğunun belirtilmesine; sanığın 15.08.2011 tarihli ifadesinde, ”Bahsi geçen ormanlık alandaki çalışma, kullanım hakkının Yazlık Belediyesi tarafından …’a verilen balya kademe gayri sıhhi müessese ruhsatına istinaden bu şahıs tarafından yapıldığını, yapılmaya devam ettiğini, kendi adına ruhsatlı 14.812 m2lik alan dışındaki hiçbir çalışma ve kullanımın kendine ait olmadığını, 2007 tarihi itibariyle 14. 812 m2lik alandaki bütün çalışmaların Maden Kanunun’un ilgili maddeleri gereği … tarafından yapıldığını” ifade etmesine; …’ın 24.02.2012 tarihli ifadesinde; ”Yazlık köyü sınırlarında bulunan ormanlık sahada 2007 ve 2011 yılları arasında kademe balya işi yaptığını, çıkan atık malzemeyi yine yazlık bölgesinde bulunan … Madencilik A.Ş’ye teslim ettiğini, bahse konu arazinin 14.812m2 olup sanık adına ruhsatlı olduğunu, kendisinin satış belgesi olmadığından işi sanık adına yapıp malzemeyi kendisine teslim ettiğini, balya kademe gayri sıhhi müessese ruhsatı olduğundan bu işi üstlendiğini, 686 m2lik alanda açma yapılması hakkında bilgisi olmadığını, ruhsatlı yerin sınırlarını aşmadan ruhsat ile verilen izinli işi yaptığını” söylemesine; sanığın talimatla alınan 05.09.2012 tarihli savunmasında” üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, belirtilen yerde maden ocağı işlettiğini, Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden 846 dönümlük alanın içerisinde 100 dönümlük işletme izin sahası içerisinde maden ocağı işlettiğini, tüm izin belgelerinin mevcut olduğunu, yine hakkında benzer mahiyette fakat farklı bir bölge için 6831 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dava açıldığını, tüm belgelerini o dosyaya sunduğunu, her iki dosya incelendiğinde bu durumun görüleceğini, iki dosya arasında irtibat bulunduğunu, birleştirilerek yargılamanın sürdürülmesini talep ettiğini beyan etmesine; ve tüm dosya münderecatına göre; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla sanığın bu dosya ile irtibatlı olduğunu söylediği dosyaların tespiti ile hukuki veya fiili bağlantının bulunması durumunda birleştirilmesi, sanığın savunmasından ve dosya kapsamından dava konusu alanın kendisinin kullanımına tahsis edildiğinin belirtildiği anlaşıldığından bu durumun açıklığa kavuşturulması ile …’ın tanık sıfatıyla dinlenip, ayrıntılı beyanı alınarak gerekirse hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde bu dosya ile birleştirilip yargılamasının yapılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
Dava konusu yerin müsaderesi hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.