YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10058
KARAR NO : 2016/22901
KARAR TARİHİ : 30.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
1) Sanık ve müdafiinin, 06.05.2014 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olmalarına karşılık, sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
2) Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
3) Karar başlığına Cumhuriyet Savcısının adı, soyadı ve sicilinin yazılmaması suretiyle CMK’nın 232/2-b. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafi ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.