YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10405
KARAR NO : 2017/2292
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
Beyandan sonra mal ve kazançta artışı bildirmemek suçundan sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 339/1-2. cümle gereğince 1 aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair Korkuteli İcra Ceza Mahkemesinin 28/06/2013 tarihli ve 2013/149 esas, 2013/238 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/05/2016 gün ve 94660652- 105- 07- 5609- 2014-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/06/2016 gün ve KYB.2016-217154 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın iddia olunan malvarlığında meydana gelen artışı elden çıkarma eyleminin sübutuna ilişkin mahkemece bir araştırma ve tespit yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 339/1. maddesine göre, “Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır”. hükmüne göre, mal veya kazancını asıl veya bedeli itibariyle makbul bir sebep olmaksızın sanık tarafından elden çıkartıldığı tespit edilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde 1 aya kadar disiplin hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde,
3- Sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 339. maddesinde düzenlenen eyleminin şikayete bağlı olduğu, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanun’un 347. maddesinde yer alan “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” hükmü uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde şikayetçi olunmasının gerektiği, şikayetçi vekilinin 24/04/2013 hakim havale tarihli şikayet dilekçesinde kabahatlinin eylemini 14/01/2013 tarihinde öğrendiğini belirttiği cihetle, şikayetçi vekilinin fiili öğrendiğini beyan ettiği tarih ile şikayet tarihi arasında üç aylık sürenin geçmiş bulunduğundan düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (3) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Korkuteli İcra Ceza Mahkemesi’nin 28/06/2013 tarihli ve 2013/149 Esas, 2013/238 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli (sanık) hakkında verilen tazyik hapsinin kaldırılmasına, bozma sebebine göre kanun yararına bozma isteminin (1) ve (2) no’lu nedenleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.