Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/10420 E. 2017/4797 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10420
KARAR NO : 2017/4797
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 ve 62. maddeleri uyarınca 1.041,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2015 tarihli ve 2015/524 esas, 2015/753 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 15/05/2016 gün ve 2611 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2016 gün ve KYB. 2016 / 219873 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1 ve 2. fıkrasında, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesi, “…Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur…” hükmüyle, verilecek adli para cezasının, önce gün üzerinden belirlenmesi ve neticeten sanığın ekonomik sosyal durumuna göre bir gün karşılığı gelirine göre ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunmasını düzenleme altına almıştır.
Mahkemece sanık hakkında, sabit görülen eylemi nedeniyle, temel cezanın 5809 sayılı Kanun’un 63/10 maddesi gereği 1.000 TL adli para cezası şeklinde belirlendiği, bu ceza miktarı üzerinden sırasıyla TCK’nın 43/1 gereği 1/4 artırım, TCK’nın 62 gereği 1/6 indirim yapılmak suretiyle neticeten 1041,00TL adli para cezasına hükmedildiği, 08.12.2015 tarihinde verilen hükmün miktar itibariyle kesin hüküm niteliğinde olduğu, cezanın infazı aşamasında İnfaz Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğinin anlaşılması üzerine kanun yararına bozma yoluna gidildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2015 tarihli ve 2015/524 esas, 2015/753 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, önce hükümdeki adli para cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanık …’ın, eylemlerine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63/10 maddesi gereği, 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın aynı kişiye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde birden fazla sahte abonelik sözleşmesi gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereği cezanın 1/4 oranında artırımla 62 gün adli para cezasına, sanık hakkında verilen cezanın şartları oluşan TCK 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirilmesi suretiyle neticeten 51 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında belirlenen gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL ile çarpılması sonucu 1020 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.