YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10841
KARAR NO : 2017/1052
KARAR TARİHİ : 09.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2820 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık tarafından sunulan T.C. Uludere Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2013/127 Esas ve 2014/208 sayılı tasdiksiz karar örneğine göre; aynı sanık hakkında aynı suç sebebiyle mahumiyet hükmü kurulup müşteki sayısının fazlalığı sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezanın artırılması yoluna gidilmesi karşısında, ilgili dosya mahkemece incelenip, suç ve iddianame tarihleri tesbit edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesinde yer alan ”Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kabule göre de;
2- Sanığın eyleminin, 2820 sayılı Kanun’un 114. maddesinde düzenlenen ön ödemeye tabi suç kapsamında kaldığı, mahkemece sanığa ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra, 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesinde düzenlenen 10 günlük yasal süre beklenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi