YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10949
KARAR NO : 2017/4237
KARAR TARİHİ : 04.05.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Borçlu şirketin ticareti terk edip etmediği yönünde şikayet tarihi itibariyle vergi dairesine verilen beyanname örnekleri istenilip sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1)02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2)Dava ve cezanın İİK’nın 354. maddesinde yazılı sebeplerin gerçekleşmesi durumunda düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, hükmedilen cezanın şartları bulunduğu taktirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı anlaşıldığından, sanığa ait sabıka kaydı dosya arasına alınarak sanık hakkında
tayin olunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi hususunun karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.