YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1185
KARAR NO : 2016/16362
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın tekstil ürünleri üretimine yönelik imalathane olan iş yerinde, olay tutanağına göre …. ibaresi olan şeffaf poşet içinde 28 adet ürün (tişört) yakalanmış olup, bilirkişi raporuna göre; yakalanan ürünlerde (tişörtlerde) … markasına ait tescilli markanın kullanılmadığı, sadece ürünlerin konulduğu poşetlerin üzerinde tescilli marka kullanımının yapıldığının tespit edildiği, 556 Sayılı Markaların Korunması Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinde belirtildiği üzere; “Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir ” tanımında da anlaşılacağı üzere ürünlerin konulduğu poşetlerin Markalar Kanununa göre ambalaj olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle poşetlerin katılana ait ürün ambalajı ile karıştırılma (iltibas) olasılığının da bulunmadığı anlaşılmakla, suçun unsurları oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 52/4, 5275 sayılı Kanun’un 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlar şekilde para cezasının hükmün kesinleşmesinden itibaren takside bağlanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.