Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/12996 E. 2017/2322 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12996
KARAR NO : 2017/2322
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/657 esas, 2016/130 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesinin 20/04/2016 tarihli ve 2016/50 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/07/2016 gün ve 94660652-105-34-7612-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2016 gün ve KYB.2016-327436 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesinde yer alan, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” şeklindeki hüküm karşısında sanığın 1 ay tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasında isabet görülmemiş ise de, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği cihetle bu husus kanun yararına bozma konusu yapılmamıştır.
2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 16/11/2015 tarihli taahhütnamede toplam faiz olarak 7.800,27 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 12. İcra Ceza Mahkemesinin 20/04/2016 tarihli ve 2016/50 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.