Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/1357 E. 2016/17881 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1357
KARAR NO : 2016/17881
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından, cezanın niteliği itibariyle de kanunen mümkün olmadığından sanık ….. müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek işin esasına geçildi.
….. Asliye Ceza Mahkemesinin düzeltme ve cevap metninin yayınlanmasına dair kararının tebliğ edildiği 09/07/2014 tarihini takip eden 3 güne ait … Gazetesinin künyesinde sorumlu müdürün editöre bağlı olduğunun açıkça belirtilmesi ve aynı künyede editör olarak sanık ….yer alması nedeniyle tebliğnamenin (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.” şeklindeki düzenleme karşısında, düzeltme ve cevap yazısının sorumlu müdüre gönderilmesi gerekmektedir.
Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da, cevap ve düzeltme metninde buna neden olan eser belirtilerek cevap ve düzeltme metni ilgili yazıdan uzun olamayacak şekilde yer alacak (yani en fazla ilgili eserin en fazla iki katı kadar), eğer cevap ve düzeltmeye neden olan eser 20 satırdan az ise veya resim veya karikatür içeriyorsa cevap ve düzeltme yazısının 30 satırdan fazla olmaması gerekecektir.
Anılan maddenin son cümlesinde ise, cevap ve düzeltme metninin ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlanmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği, aynı Kanun’un “Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması” başlıklı 18/1-2-3. maddesinde “Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili onmilyar (onbin) liradan yüzelli milyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Adli para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmi milyar(yirmibin) liradan, yaygın süreli yayınlarda ellimilyar(ellibin) liradan az olamaz…” amir hükmünü içermekte olduğu görülmektedir.
5187 sayılı Kanun’un 18. maddesinde düzenlenen düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması eyleminin şikayetçinin şikayetine bağlı olarak kovuşturulabileceği, aynı Kanun’un 26/1-5 maddesi birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçiler açısından dört aylık şikayet süresinin, cevap ve düzeltme yazısının yayımlanması gereken sürenin bitiminden itibaren başlayacağı, anılan Kanun’un 14/6. maddesine göre düzeltme ve cevabın yayımlanmasına hakim tarafından karar verilmesi halinde, 14/1. maddede belirtilen sürelerin, karara itiraz edilmesi halinde yetkili makamın kararının tebliği tarihinden itibaren başlayacağının düzenlendiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/09/2014 tarih ve 2013/7-416 Esas, 2014/404 sayılı kararında da , “… 1412 sayılı CMUK’nda iddianamenin kabulüne yer verilmemesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamenin mahkemeye verilmesiyle kamu davasının açıldığı kabul edilirken, 5271 sayılı CMK’nun 175. maddesinde iddianamenin kabulüne yer verilmesi nedeniyle kamu davasının açılması iddianamenin kabulü şartına bağlanmış olup, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olan suçlar yönünden kamu davasının 5187 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiş olan hak düşürücü sürelerde açılıp açılmadığının belirlenmesinde, iddianamenin kabulü kararının verildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği üzere kamu davasının hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
5187 sayılı Kanun’un cezai sorumluluğu düzenleyen 11. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “… sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur. Ancak bu eserin sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca da sorumlu müdür ile birlikte sorumlu müdürün bağlı olduğu yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi yetkililerin cezai anlamda sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Son olarak da; 5187 sayılı Yasa’nın 18/1.maddesinde düzenlenen eylem, maddede öngörülen cezanın türüne göre 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi kapsamında önödemeye tabi bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya gelince;
1- Katılanların şikayeti üzerine…. Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında sanıklar ….. ile …. 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 18/1 ve TCK’nın 75. maddeleri uyarınca ön ödeme önerisinde bulunulmasına rağmen, zamanaşımı süresinin yakın olduğu gerekçesiyle 10 günlük önödeme süresi dolmadan kamu davası açıldığı cihetle, mahkemece sanıklara usulüne uygun şekilde yeniden önödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu işlem yapılmadan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Cevap ve düzeltme yazısının yayımlanmasına ilişkin …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/06/2014 gün ve … Değişik İş sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneği getirtilip kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, cevap ve düzeltme istemine esas olan haberin yayımlandığı gazetenin dosya içerisine intikalinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi
b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 13/07/2014 yerine 11/07/2014 olarak yazılması,
Kanuna aykırı ve katılanlar vekili ile sanık …. müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.