Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/14636 E. 2017/5312 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14636
KARAR NO : 2017/5312
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’in, aynı Kanun’un 63/10-1. cümle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 16.660 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2016 tarihli ve 2015/426 esas, 2016/7 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 29/10/2016 gün ve 8580 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/11/2016 gün ve KYB. 2016 / 386659 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın bilgi ve rızası olmaksızın katılan adına GSM hattı abonelik sözleşmesi düzenlemesinden ibaret somut olayda, sanığa isnad edilen eylemin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/4. maddesindeki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ile aynı Kanun’un 63/10. maddesinde yeralan “Bu Kanun’un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemelere nazaran, 5809 sayılı Kanun’un 63/10-2. cümlesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5809 sayılı Kanun’un 63/10. maddesi, “… Bu Kanun’un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır…”,
6518 sayılı Kanunla değişik “Abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği” başlıklı 56/4 maddesi; “…Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz…” hükmünü amirdir.
Sanığın üzerine atılı suçun 5809 sayılı Kanun’un 56/4 maddesi kapsamında kalması nedeniyle, aynı Kanun’un 63/10-2. maddesi gereği cezalandırılması gerekirken, aynı Kanun’un 63/10-1. maddesi gereği uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini kanuna aykırı olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2016 tarihli ve 2015/426 esas, 2016/7 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümdeki adli para cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanığın 5809 sayılı Kanun’un 56/4 maddesi göndermesiyle, 63/10-2. cümlesi gereği alt sınırdan 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi gereği 1/6 indirimle 41 gün adli para cezasıyla, anılan Kanun’un 52/2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.