YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15438
KARAR NO : 2018/4326
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Sanık hakkında isnat edilen İİK’nın 338/1. maddesinde düzenlenen “Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunma” suçunun oluşabilmesi için, borçlunun; aleyhine başlatılan bir icra takibi nedeniyle İcra İflas Kanunu’na göre istenmesi nedeniyle, süresi içerisinde verdiği ve bu Kanun’un 74’üncü maddesindeki unsurları da içermek suretiyle geçerli olan mal beyanındaki bildirimlerin gerçeğe aykırı olarak yapılmasının gerekmesi karşısında; sanığın icra takip dosyasına ibraz ettiği 03.12.2014 tarihli mal beyanı dilekçesinde bildirmediği … plakalı aracın üzerinde hacizler olduğunun anlaşıldığı, … ve … plaka sayılı araçların da takyidatlarını gösterir kayıtlarının celbedilerek üzerinde hacizler olduğunun anlaşılması karşısında, araçların değerleri saptanıp, satılması halinde diğer rehinli ve hacizli dosya borçlarını karşıladıktan sonra bu dosya borcu yönünden bir meblağ kalıp kalmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 338. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.