YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15519
KARAR NO : 2017/5313
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2016/161 esas, 2016/361 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 01/11/2016 gün ve 12342 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2016 gün ve KYB. 2016 / 391145 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Dr. … tarafından tanzim edilen 22/02/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, 0 534 832 84 27 numaralı hatta ilişkin abonelik sözleşmesi üzerindeki imzaların müşteki Ümmühan Avcılar’ın el ürünü olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraat kararı yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5809 sayılı Kanun’un 6518 sayılı Kanunla değişik 56/4 maddesi; “…Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz…” hükmünü amirdir.
Sanığın üzerine atılı ve mahkumiyetine neden olan sevk maddesinin unsurlarından en önemlisi; “bir kişinin bilgisi ve rızası dışında” abonelik işlemi yapılmasıdır.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; sanık hakkında soruşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporunda “abonelik sözleşmesindeki imzanın müştekiye ait olduğu” tespit edilmesine rağmen, düzenlenen iddianameyle sanığın 5809 sayılı Kanun’un 56/4 maddesi göndermesiyle 63/10 maddesinden cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 1000TL adli para cezası verildiği, kararın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2016/161 Esas, 2016/361 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümdeki ceza, güvenlik tedbiri ve yargılama giderlerine dair tüm maddelerin kaldırılarak, sanığın abonelik işlemi yapması eyleminin yasada suç oluşturmaması nedeniyle 223/2-a maddesi gereği BERAATİNE, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.