YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15679
KARAR NO : 2017/6146
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık …’nin, anılan Kanun’un 18/9. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2016 tarihli ve 2015/486 Esas, 2016/11 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/11/2016 gün ve 8986 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 gün ve KYB. 2016-391694 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa 16/04/2014 tarihinde seyirden yasaklama tedbirinin uygulandığı, ancak daha sonra sanığın suç tarihlerinde bu tedbiri ihlal ettiği gerekçesi ile her bir ihlal için ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, suç tarihlerinin tamamının iddianame tarihinden önce olması karşısında, hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihine kadar olan eylemlerin zincirleme şekilde tek suç oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
6222 sayılı Kanun’un 18/9. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki değer, faildeki tehlikelilik halinin ortadan kaldırılması, bu yolla kişilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izlemesi ve dolayısıyla kamu güvenliğinin sağlanması olup, suçun mağduru ise, soyut tehlikeye maruz kalan toplumun bireyleridir.
Sanık hakkında yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünün birden fazla ihlali halinde, Yerel Mahkemece; suç ve iddianame tarihleri gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ortada birden çok suç (ihlal) bulunmasına karşın, faile tek ceza verilen hallerden biri de zincirleme suç adı verilen durumdur. Zincirleme suçu oluşturan suçlardan her biri başlı başına bir suçtur. Kanun, faildeki “bir suç işleme kararı”ndan kaynaklanmış olmaları nedeniyle bunları tek suç saymakta ve faile tek ceza vermektedir.
İncelenen dosyada, 16/04/2014 tarihinde Bursaspor – Galatasaray futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında sanığın stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun’un 14/1. maddesi kapsamında hakaret içeren tezahürat eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri gereğince yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu Gençlerbirliği takımının altı gün ara ile katıldığı iki futbol müsabakasının başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Bu halde, anılan suçla korunan hukuki değer ve suçun mağduru ile zincirleme suçun hukuki niteliği karşısında, sanığın, seyirden yasaklama tedbirinin gereği olarak yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakanın (futbol) başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine altı gün arayla iki kez başvurma yükümlülüğünü yerine getirmediği her eylem bağımsız birer suç olmakla birlikte sanığın eylemleri tek bir iddianameye konu olması nedeniyle zincirleme tek suç olarak kabul edilmeli ve belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılmalıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2016 tarihli ve 2015/486 Esas, 2016/11 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanığın, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 18/9. maddesi gereğince 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılması suretiyle 31 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 52/2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 03/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.