YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15682
KARAR NO : 2017/5319
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’in, anılan Kanun’un 63/10 (2 defa) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 (2 defa), 52/2 (2 defa) maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2014/251 esas, 2015/542 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 15/11/2016 gün ve 10334 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2016 gün ve KYB. 2016 / 391720 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, aynı kimlik bilgileri kullanılarak 2 adet sahte hat çıkartıldığı iddia ve kabul olunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesine göre ”Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, dosyada bulunan abonelik sözleşmelerinin aynı tarihli olduğu anlaşılmakla, zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın “zincirleme suç başlıklı” 43/1 maddesi, “…Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır…” şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın “cezanın belirlenmesi” başlıklı 61/1. maddesi, “…Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler…” şeklinde düzenlenmiştir.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; suç tarihinde Anamur’da faaliyet gösteren yetkilisi sanık … olan … İletişim alt bayiinde yapıldığı ve yetkilisi … olan … iletişim.. Ltd.Şti. tarafından hazırlanıp aktive edildiği iddia edilen ve katılan adına hazırlanan 2 adet abonelik sözleşmesinin rıza dışında hazırlandığı iddiasıyla, sanıklar hakkında suça konu eylemleri nedeniyle ayrı ayrı 2’şer kez cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, yürütülen yargılama sonucunda sanıklar hakkında aynı gün içinde yapılan ve aktive edilen sözleşmeler nedeniyle alt sınırdan uzaklaşıldığı, ayrıca TCK’nın 43/1 maddesi gereği uygulama yapıldığı ve neticeten 1660 TL adli para cezası verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2015 tarihli ve 2014/251 esas, 2015/542 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümde sanıklar … ve … hakkında adli para cezasının belirlenmesine dair uygulamaların hükümden çıkartılmasına, her iki sanığın da ayrı ayrı sabit görülen “kişinin rızası dışında gerçeğe aykırı abonelik sözleşmesi ve işlemi yapmak” suçlarına uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63/10 maddesi gereği, takdiren ve teşdiden 80 gün adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, verilen cezada TCK’nın 62. maddesi gereği 1/6 indirim yapılarak 66 gün adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında belirlenen gün adli para cezalarının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL ile çarpılması sonucu 1.320’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, infazların bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.