Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/15808 E. 2017/981 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15808
KARAR NO : 2017/981
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 298 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın aşamalardaki savunmasında, “seçimlerde, sandık kurulunda görevli bulunduğunu ve okulda bulunan bina sorumlusu Demet Kılıç’a giderek nerede oy kullanacağını sorduğunda, kendisini 4253 nolu sandığa yönlendirdiğini, oyunu kullandıktan yarım saat sonra … hanımın gelerek, sana yanlış sandıkta oy kullandırmışız, 4257 nolu sandıkta oy kullanacaksın” dediğini ileri sürmesi, sanığın temyiz dilekçesine ekli 10.08.2014 tarihli olay tutanağında ise, sanığın, 4257 nolu sandık yerine sehven 4253 nolu sandıkta oy kullandığı tespit edildikten sonra, kendi sandığında oy kullanmayıp beklemesi gerektiği söylenmesine karşın, oyunun geçersiz olacağı kaygısıyla sanığın 4257 nolu sandıkta da oy kullandığının belirtilmesi karşısında, bina sorumlusu Demet Kılıç ile 4253 ve 4257 nolu sandık kurulu başkanları ve üyelerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.