YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16207
KARAR NO : 2017/5317
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2016 tarihli ve 2015/1253 esas, 2016/21 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 22/11/2016 gün ve 10135 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2016 gün ve KYB. 2016/ 394486 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mağdur … nun bilgi ve rızası dışında, iki adet telefon aboneliği sözleşmesini sahte olarak düzenleme şeklindeki eylemi hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her telefon aboneliği sözleşmesi düzenlenmesinin ayrı ayrı suçlar olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın “zincirleme suç başlıklı” 43/1 maddesi, “…Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır…” şeklinde düzenlenmiştir.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyasının incelenmesinde; sanık …’nın müşteki adına düzenlenen iki ayrı cep telefonu hattını iki ayrı tarihte düzenlediği sözleşmelerle aktive ettiği, arada hukuki kesinti oluşmadığı halde sanık hakkında ayrı ayrı iki adet 1000 TL adli para cezasına hükmedilmesi kanuna aykırı olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2016 tarihli ve 2015/1253 esas, 2016/21 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümdeki adli para cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanığın 5809 sayılı Kanunu’nun 56/4 maddesi göndermesiyle, 63/10-2. cümlesi gereği alt sınırdan 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 43/1 maddesi gereği cezada 1/4 oranında artırımla 62 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 52/2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 1240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.