Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/3968 E. 2016/23418 K. 14.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3968
KARAR NO : 2016/23418
KARAR TARİHİ : 14.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28/11/2013 gün ve 2013/15482 Esas, 2013/43038 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen açma suçu yönünden zamanaşımı içerisinde her zaman hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.
Yargıtay bozma ilamının mahkemece sanığa tebliğ edildiği ve sanığın da hükümden önce 14.08.2013 havale tarihli dilekçe ile bozma ilamına karşı mahkemeye yazılı savunma verdiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
1) Yargılama giderinin sanıktan tahsili yerine, dava ile ilgisi bulunmayan sanık Hüseyin’den tahsiline dair karar verilmesi,
2) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “1500 TL nispi vekalet ücretinin” ibaresinin çıkarılması ile hükmün yargılama giderine ilişkin 14. maddesinde bulunan “sanık ….’den” ibaresinin çıkarılarak yerine “sanıktan” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.