YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4477
KARAR NO : 2016/21086
KARAR TARİHİ : 05.10.2016
MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında hükmün C-1 bendinde gösterilen 09.06.2005 suç tarihli eylemine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede;
1) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme zorunluluğu,
2) Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen yapının değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün nispi vekalet ücretine ilişkin E-2 ve F-2 bentlerinin hükümden çıkartılmasına, yine hükmün TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ”24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ile … hakkında verilen 11 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükümleri ile sanıklar … ve … haklarında verilen beraat kararlarına karşı O Yer C. Savcısının ve sanıklar … ile … müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
1) TCK’nın 50/3. maddesi gereği fiili işledikleri tarihte 65 yaşını bitirmiş olan ve engel adli sicil kayıtları bulunmayan sanıklar … ile … hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
2) Dava konusu alanın kadastrosu kesinleşmiş orman sahası olması, sanıkların kullanımlarında olan toplam alanı 270 m2 villanın 201 m²’lik nisbeten büyük bir kısmının ormanlık alanda kaldığı gözetildiğinde bu nispetteki bir işgalin malikler tarafından bilinmemesinin imkansız olduğu, diğer taraftan orman tahdidinin aleni olması ve herkes tarafından bilinmesi gerektiğinin kabulü ile bilirkişi raporları ve sanıkların dolaylı ikrarları karşısında, sanıklar … ve … hakkında atılı suçlardan mahkumiyetleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar … ile … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve O Yer C. Savcısı ile sanıklar … ile … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.