YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4701
KARAR NO : 2017/2142
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Eylem tarihinde yürürlükte bulunan 7258 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinde; ”Yurt dışında oynatılan her çeşit bahis veya şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında; suçun oluşumu için, kişinin bahis veya şans oyunlarını oynaması için başkalarına imkan sağlamasının gerekeceği, sadece yurt dışı bağlantılı bahis sitelerine girmenin suçun oluşumu için yeterli olmayacağı cihetle;
Somut olayda; sanığa ait kahvehanede yapılan aramada sadece bilgisayarın ele geçmesi, herhangi bir maç kuponu, bülten ve listeler gibi delillerin ele geçmemiş ve bahis oynatılan kişilerin tespit edilememiş olması, sanığın aşamalarda ısrarla kimseye bahis oynatmadığını savunması ve bilgisayarda yapılan incelemede ”albetting” ve albet” kelimelerinin bahis ile alakalı olabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiş olunması karşısında; ülkede yasal olarak faaliyet gösteren sanal bayiler ile bilişim ve bahis konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine ele geçen eşyalar ile dosyanın bütün halinde tevdi edilerek, sitelere hangi tarihlerde kaç kez girildiği, kupon oluşturulup oluşturulmadığı, bakiye olup olmadığı, sanığın bireysel kullanıcı mı yoksa yasa dışı bahis oynatıcısı mı olduğu hususlarında yeniden ve açıklayıcı rapor alınmasından sonra hukuki durumun takdiri gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.