YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/502
KARAR NO : 2016/14633
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5941 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi sonunda talebin reddi ile hükmün onanması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
03.02.2012 tarih ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5.maddesinin 3. fıkrasında yer alan ” hukuki ve cazai sorumluluk” ibaresi ”hukuki sorumluluk ile idari yaptırım” olarak değiştirilmiş, 6273 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasıyla da ”Bu kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştürülen fiiller nedeniyle,
a) Soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığınca,
b) Kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece, idari yaptırım kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay’ın ilgili dairesinde bulunan dosyalar hakkında ise ilgili dairece, bu kanuna göre işlem yapılmak üzere dava dosyası hükmü veren mahkemeye gönderilir ve bu mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir.” hükmü getirilmiştir.
Yapılan yasal düzenlemeler ile 5941 sayılı Kanunun 5. maddesinde düzenlenen ”karşılıksız çek keşide etme” suçu kabahat haline dönüştürülmüştür.
5326 sayılı Kanunun 27. maddesinin 5. fıkrasına göre; idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
Suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırıma tabi tutulan fiillerden dolayı beraat kararı verilmeyecek, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren görevli mahkemeler görülmekte olan davalarda 5941 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi gereğince ya idari yaptırım kararı verecekler ya da idari yaptırım uygulamasına yer olmadığına karar vereceklerdir.
Somut olayda sanık hakkında ”karşılıksız çek keşide etmek” suçundan yapılan yeniden yargılama sonucunda 5941 sayılı Kanunun 5. maddesinde 6273 sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine “idari yaptırım” ya da “yaptırım uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, 6273 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 31.01.2012 tarihinden sonra 26.05.2015 tarihli kararında “hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, ayrıca çekteki imzanın sanığa ait olması nedeniyle 25.04.2013 tarih 2008/199 Esas 2008/464 sayılı kararın onanmasına” hükmedilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2006 tarih ve 2006/16 H.D 123 Esas, 2006/127 karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
Kanunda evvelce suç olarak düzenlenen fiilin kabahate dönüştürüldüğü gözetilmeksizin mahkemece, çekteki imzanın sanığa ait olduğu gerekçesiyle verilen hükmün onanmasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi anlamında hüküm sayılmasına imkân yoktur. Zira 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde anılan hükümler, Türk Ceza Kanunu veya özel ceza kanunlarında ve bu bağlamda karar tarihinde 5941 sayılı Çek Kanununda suç olarak düzenlenen eylemler nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen kararları ifade etmektedir. Bu nedenle CMK’nın 223. maddesinde belirtilen hükümlere yasa yolu açısından bağlanan sonuçların bu karara bağlanmasına yasal imkân bulunmamaktadır.
Sonuç olarak,
Kabahatler Kanununa göre, idari yaptırım kararı ya da idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği halde bunun yerine talebin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesinin hükmü temyiz incelemesine tabi kılmayacağı cihetle, karara karşı yapılan itirazların CMK’nın 264.-268. maddeleri gereğince mahallinde sonuçlandırılması gerektiğinden dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.