Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/563 E. 2016/17284 K. 04.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/563
KARAR NO : 2016/17284
KARAR TARİHİ : 04.05.2016

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine dair … 4. İcra Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ve 2015/36 Esas, 2015/30 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. İcra Ceza Mahkemesinin 11/03/2015 tarihli ve 2015/13 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 10/12/2015 gün ve 82002 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2016 gün ve KYB. 2015-413286 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre, 30/09/2014 tarihinde alınan taahhütnamede takip öncesi faizin 358,74 TL olarak gösterilmesi, takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işleyen faiz ile taahhüt tarihinden son taksit tarihine işleyecek faizin ise hiç gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, alacaklı vekilinin taahhüt tutanağında faiz ve ferilerinden feragat ettiğini beyan etmesine rağmen hangi döneme ait faizden feragat ettiğine dair açık beyanının bulunmaması, ayrıca tebligat giderinin, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak taahhüt tutanağında gösterilmemesi nedenleriyle belirsizlik bulunduğundan, taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Alacaklı ve borçlunun, icra müdürü huzurunda karşılıklı olarak kabul etmek suretiyle imzaladıkları 30.09.2014 tarihli ödeme taahhüdünde, asıl borç, takip öncesi faiz, komisyon, vekalet ücreti, harçlar ve dosya masrafı kalemleri ile ayrı ayrı gösterilmek suretiyle toplam borç miktarı 8.475.94 TL olarak belirtilmiş olup, alacaklı vekilinin “faiz ve ferilerden faragat ediyoruz” beyanının takip öncesi faizin alacaklı vekilince de kabul edilen toplam miktar içinde gösterilmiş olması karşısında, takip sonrası ve taahhüt sonrası faizler olduğu ve harçlar ve dosya masrafının da yine her iki tarafça kabul edilen toplam miktar içinde gösterilmekle birlikte toplam borç miktarının da ödeme emrindeki toplam miktar esas alındığında borçlu sanığın aleyhine olmadığı gözetildiğinde taahhüdün hukuken geçerli olduğu anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma istemine konu … 5. İcra Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 04/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.