YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6374
KARAR NO : 2017/2211
KARAR TARİHİ : 15.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın orman bölmesinde açılacak yol için yol güzergahında bulunan ağaçların kesim işini idareden ücret karşılığı aldığı ve 2011 yılı temmuz ayında kesim işini tamamladığı, kesilen emvalin idarece teslim alındığı, sonradan 2011 yılı kasım ayında orman müfettişlerince yapılan genel teftiş sırasında, suça konu yerde yol kenarında 45 adet ağacın izinsiz olarak kesilmiş olduğunun tespiti üzerine 24.11.2011 tarihli suç tutanağının düzenlenmiş olması, sanığın kesim işi gereği yalnızca idarenin boyayıp işaretlediği ağaçları kestiğini, bunun dışında ağaç kesmediğini ve kesilen ağaçlarında idare tarafından teslim alındığına dair savunması, kesim tarihinde orman idaresinde görev yapan ve kesilecek ağaçları boyayan tanık …’ın da kesim tarihinde sanığın ağaç kesimi yapılacak bölmeden boyalı ağaçları kestiğini beyan ederek sanığın savunmasını doğrulaması ve sanığın kesim işini alıp tamamladığı tarih ile suç tutanağının düzenlendiği tarih ile kesilen ağaçların yol kenarında olması nedeniyle suça konu ağaçları sanığın kestiğine dair kesin delil bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Sanığın ek savunması alınmadan, emvalin motorlu testere ile kesildiği gerekçesi ile temel ceza üzerinden bir kat artırım yapılması,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.