Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/6819 E. 2017/2213 K. 15.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6819
KARAR NO : 2017/2213
KARAR TARİHİ : 15.03.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın traktörü olaydan sonra, sabah almak gayesi ile akrabası olan … evinin yanına gübre indirip yol kenarının uçurum olması ve gece vakti sıkıntı çıkmaması için bıraktığı ve sonra da buradan alarak kayınbabası olan tanık …’in evinin önüne getirdiğine dair savunması, sanığın ibraz ettiği faturanın orman emvaline ilişkin olmayıp gübre alımına dair olması, tanıklar … ve … beyanları ile dosya kapsamına göre mahkemenin, sanığın mahkumiyetine dair takdir ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından ve dosya kapsamına göre sanığın orman ürünleri ticareti ile uğraşmayıp çiftçilik yaptığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin ilk ve 1. maddesindeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile TCK’nın 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun’un 108/1. maddesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1) Suç tarihinden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK’nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
2) 5237 sayılı TCK’da cezaların içtimaı müessesine yer verilmemiş olmasına göre, doğrudan tayin olunan adli para cezası ile hapisten çevrilen adli para cezasının toplanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.