Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/7594 E. 2018/10298 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7594
KARAR NO : 2018/10298
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ticareti usulüne aykırı olarak terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44.maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1. İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2. Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3. Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4. Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi…) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması nazara alındığında somut uyuşmazlıkta bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğü; şikayete esas icra takibinin şikayet tarihi itibariyle kesinleştiği; 16/06/2014 tarihli zabıta araştırmasında sanığın ticaret siciline kayıtlı faaliyet adresinden dokuz ay önce ayrıldığının tespit edildiği; sanığın kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünce en son 2014 Şubat ayında matrahsız beyanname verildiği ve bu tarihten sonra beyanname verilmediğinin bildirildiği, sanığın ticaret siciline kayıtlı gerçek kişi tacir olduğu ve ticareti terk ettiğine dair bildirimde bulunmadığı hususlarının belirlenmesine göre sanığın fiilinin atılı suçun unsurlarını oluşturduğu anlaşılmakla 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması ve uzlaştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, İİK’nın 354. maddesinin İİK’da düzenlenen suçların unsuru olmadığı ancak şikayet dilekçesinden sonra, takibi şikayete bağlı olanların müştekisinin feragat etmesi veya borcun itfa edildiğinin sabit olması halinde dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceğini düzenleyen usuli bir düzenleme olduğu ve haczedilen araçlar üzerinde şikayetçinin haczinden önce gelen hacizler bulunduğu gözetilmeksizin, bu araçların icraen satımından şikayetçinin alacağını karşılar meblağ kalacağı gerekçesi ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.